Günümüzde uluslararası ilişkiler karmaşık bir hal almışken, Amerika Birleşik Devletleri'nin eski başkanı Donald Trump'ın Ukrayna'nın askeri stratejisine müdahil olduğu iddiaları gündeme gelmeye devam ediyor. Son zamanlarda ortaya atılan bir iddia ise Trump'ın Kiev'in elindeki füzeleri kullanmasını kıstığına dair. Bu haber, dünya genelinde yankı uyandırırken, önemli diplomatik ilişkileri de sorgulatıyor. Peki, Trump gerçekten Ukrayna'nın füzelerini kullanmasını engelliyor mu? Gelin bu sorunun yanıtını derinlemesine araştırıyoruz.
Donald Trump, 2016'dan 2020'ye kadar süren başkanlık döneminde, Ukrayna'ya yönelik askeri yardımlar konusunda oldukça tartışmalı bir tutum sergiledi. Görev süresi boyunca, Ukrayna'nın Rus saldırılarına karşı kendisini savunabilmesi için gerekli silahları temin etme konusunda kararsız kaldığına dair birçok eleştiri almıştı. Özellikle, Trump’ın başkanlık döneminde, Ukrayna'ya yönelik askeri yardımlarının kesilmesi veya sınırlandırılması yönündeki kararları, Washington ile Kiev arasındaki ilişkilere zarar vermişti.
Trump, 2019 yılında yapmış olduğu bir telefon görüşmesinde, Ukrayna lideri Volodymyr Zelenskiy’den, rakibi Joe Biden ve oğlu Hunter Biden hakkında soruşturma başlatmasını istemişti. Bu talep, Ukrayna'nın savunma ihtiyaçları ile ilgili bir bağlamda ele alınmış ve doğrudan askeri yardımların Trump’ın kişisel çıkarları ile ilişkilendirildiği iddialarını gündeme getirmişti. Dolayısıyla, Trump'ın Ukrayna’nın füzelerini kullanımı üzerinde bir etkisi olduğu yönündeki iddialar, geçmişte sergilediği tutumlar açısından da incelenmeye değer.
Trump yeniden başkanlık yarışına hazırlanan bir profil çizerken, Biden yönetiminin Ukrayna'ya yönelik sağladığı destek ve askeri yardımlar üzerinden eleştiriler geliştirdiği gözlemleniyor. Kendisi, Biden'ın uyguladığı stratejilerin yetersiz olduğunu vurgularken, bunun sonucunda Ukrayna'nın savunma kabiliyetinin ciddi şekilde zayıfladığını iddia ediyor. Bu bağlamda, Trump’ın yeniden iş başına gelmesi durumunda, Ukrayna'nın elindeki askeri teknolojilerin kullanımını yeniden gözden geçirebileceği öne sürülüyor.
Ayrıca, Trump’ın savunması gereken F-16 veya diğer gelişmiş füzelerin Ukrayna'nın kullanımına sunulması ve bu sürecin nasıl yönlendirilebileceği konularında daha fazla spekülasyon yapılmaya başlandı. Trump ve destekçileri, Biden’ın Ukrayna’ya verdiği havadan bombardıman gücünü artıracak yardımların yetersiz olduğunu ve bu nedenle Kiev'in füzelerini kullanma ihtiyacı duyması gerektiğini savunuyorlar.
Ancak tüm bu iddiaların ne denli gerçekçi olduğuna dair uzman görüşleri farklılık gösteriyor. Bazı analistler, Trump'ın Ukrayna'nın askeri kapasitesine ilişkin müdahalelerinin aslında Washington'daki genel siyasi atmosferle sıkı bir bağ içinde olduğunu belirtiyor. Dolayısıyla, Trump’ın Kiev'in füzelerini kullanmasını engellediği iddiaları, aslında kendi siyasi kariyerinin çıkarları doğrultusunda şekilleniyor olabilir.
Bütün bu gelişmeler, ABD’nin Ukrayna’ya olan askeri yardımlarını ve Rusya’ya karşı üstlendiği liderliği yeniden değerlendirmeye yönlendiriyor. Trump’ın durumu üstlendiği rolün önemine ve bunun uluslararası güvenlik politikalarındaki yansımalarına dikkat çekmek, sadece ulusal değil, küresel bir mesele haline geliyor. Ukrayna- Rusya savaşı, hala devam ederken, Trump’ın bu konudaki etkisi, gelecek dönemde uluslararası ilişkileri nasıl şekillendirecek kestirmek zor.
Sonuç olarak, Trump'ın Ukrayna'nın füzelerini kullanmasını engelleme iddiaları, sadece kişisel siyasi çıkarlarla mı yoksa stratejik askeri hamlelerle mi ilgili olduğu tam olarak netleşmedi. Ancak Washington'un bu çerçevede alacağı her türlü karar, Ukrayna’nın savunma yeteneğini ve Rusya ile olan ilişkileri üzerinde büyük etkilere yol açabilir. Dolayısıyla, Trump ve onun politikalarının izlenmesi, gelecek yıllarda uluslararası ilişkiler açısından kritik önem taşıyabilir.